Bazı insanlar görev yapar, bazıları ise iz bırakır…
Ağrı bugün ikinci gruba giren bir ismi konuşuyor: Göksel Önder.
Son günlerde ülke genelinde yaşanan ve hepimizi derinden sarsan olaylar, gençliğin ne kadar hassas bir eşikte durduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Henüz hayatın başındaki çocukların şiddetin gölgesine sürüklenmesi, sadece ailelerin değil, toplumun tamamının sorumluluğunu hatırlatıyor. İşte tam da böyle bir dönemde, laf üretmek yerine çözüm üreten bir irade çıkıyor karşımıza.
Göreve geldiği ilk günden itibaren klasik kalıpların dışına çıkan bir anlayış…
Makam odasında değil, sokağın tam ortasında şekillenen bir yönetim tarzı…
Göksel Önder’in ortaya koyduğu “okul önü güvenliği” uygulaması, aslında basit bir tedbirden çok daha fazlası. Her okulun önünde duran iki polis memuru, sadece bir güvenlik önlemi değil; aynı zamanda “Devlet burada” mesajının en somut hali.
Çocukların okula giderken kendini güvende hissetmesi, velilerin içinin rahat olması ve kötü niyetli kişilerin daha yaklaşamadan geri dönmesi…
İşte gerçek başarı tam olarak bu.
İlk günlerde şaşkınlıkla karşılanan bu manzara, bugün halkın takdirine dönüşmüş durumda. Çünkü sonuç ortada: Önlenen olaylar, azalan riskler ve en önemlisi artan güven duygusu…
Bu şehir çok şey gördü.
Zor kışlar, zorlu şartlar…
Ama belki de en çok ihtiyaç duyduğu şey, işini ciddiyetle yapan, sorumluluk almaktan kaçmayan yöneticilerdi. Bugün Ağrı’da esen bu güven havası, tesadüf değil; kararlılığın, sahada olmanın ve gerçekten dert edinmenin sonucu.
Şunu açıkça söylemek gerekiyor:
Türkiye’nin dört bir yanında, sadece talimat bekleyen değil, inisiyatif alan; sadece izleyen değil, müdahale eden yöneticilere ihtiyaç var.
Ve evet…
Eğer bir şehirde çocuklar daha güvenli yürüyorsa, anneler daha huzurluysa ve toplum geleceğe biraz daha umutla bakıyorsa, orada birileri görevini fazlasıyla yapıyor demektir.
Bugün o isim,
Göksel Önder.
Ağrı Gençliğ Adına Teşekkürler Müdürüm...