Yılmaz Daş Yazdı Irmak'ın Çığlığı Neden Duyulmadı?

Yılmaz Daş Yazdı Irmak'ın Çığlığı Neden Duyulmadı?

Ağrı Haberleri - 11-06-2026 14:56

Bazı ölümler vardır; sadece bir insanın hayatını kaybetmesi değildir.

Bazı ölümler vardır; bir sistemin, bir anlayışın ve bir vicdanın iflasıdır.

Hamur ilçesinde görev yapan genç öğretmen Irmak Koparan'ın ölümü de işte böyle bir olaydır.

Henüz hayatının baharında, mesleğinin başında, hayalleri olan bir genç kadın artık aramızda değil. Bir aile evladını kaybetti. Bir anne ve baba tarifsiz bir acıyla baş başa kaldı. Eğitim camiası bir meslektaşını toprağa verdi.

Fakat geride sadece gözyaşı kalmadı.

Geride çok ağır sorular kaldı.

Bugün herkes konuşuyor.

Mobbing iddiaları konuşuluyor.

Baskı iddiaları konuşuluyor.

Yalnız bırakıldığı iddiaları konuşuluyor.

Yardım çağrılarının karşılıksız kaldığı iddiaları konuşuluyor.

Peki kim konuşmuyor?

Yetkililer.

Kim hesap vermiyor?

Yetkililer.

Kim kamu vicdanını rahatlatacak açıklamalar yapmıyor?

Yine yetkililer.

Bir öğretmen neden kendisini çaresiz hisseder?

Bir öğretmen neden yardım arar?

Bir öğretmen neden sesini duyurmaya çalışır?

Bir öğretmen neden yalnız kalır?

Bugün Ağrı'nın sokaklarında konuşulan soru budur.

Çünkü insanlar artık klasik açıklamalar duymak istemiyor.

İnsanlar artık birbirini koruyan bürokratik cümleler duymak istemiyor.

İnsanlar artık sorumluluğun bir masadan diğerine aktarılmasını istemiyor.

İnsanlar gerçeği öğrenmek istiyor.

Bu olaydan sonra herkes kendisine şu soruyu sormalıdır:

Bir insan yardım istediyse, neden gerekli hassasiyet gösterilmedi?

Bir insan sorun yaşadığını söylediyse, neden ciddiye alınmadı?

Bir insanın çığlığı varsa, neden duyulmadı?

Belki de en acı olan budur.

Bir öğretmenin ölümünden sonra herkesin konuşmaya başlaması.

Oysa önemli olan ölümden sonra konuşmak değil, yaşarken dinlemekti.

Yaşarken anlamaktı.

Yaşarken sahip çıkmaktı.

Bugün ortaya çıkan tablo, yalnızca bir kişinin yaşadığı trajedi değildir.

Bu tablo, kamunun yönetim anlayışının da sorgulanmasına neden olmaktadır.

Makamlar neden vardır?

Sadece protokolde görünmek için mi?

Sadece törenlerde bulunmak için mi?

Sadece resmi yazılara imza atmak için mi?

Hayır.

Makamlar zor günlerde insanlara yardımcı olmak için vardır.

İnsan hayatını korumak için vardır.

Sorunları çözmek için vardır.

Bugün kamuoyu bu nedenle öfkelidir.

Çünkü bir insan hayatını kaybetmiştir.

Ve insanlar şu sorunun cevabını alamamaktadır:

Bu noktaya nasıl gelindi?

Olayın ardından yapılması gereken şey çok açıktır.

Kimsenin korunmadığı, kimsenin kollanmadığı, kimsenin dokunulmaz olmadığı tam bir şeffaflık sağlanmalıdır.

Ortaya atılan her iddia araştırılmalıdır.

Her başvuru incelenmelidir.

Her görüşme kaydı değerlendirilmelidir.

Her sorumluluk tek tek ortaya çıkarılmalıdır.

Çünkü bu mesele herhangi bir siyasi tartışmanın konusu değildir.

Bu mesele insan hayatıdır.

Bu mesele vicdandır.

Bu mesele adalettir.

Bir toplumun en büyük çöküşü, insanların acılara alışmasıdır.

Bir öğretmenin ölümü birkaç gün konuşulup unutulacak bir haber değildir.

Bu olay aydınlatılana kadar konuşulmalıdır.

Sorular cevaplanana kadar konuşulmalıdır.

Kamu vicdanı tatmin olana kadar konuşulmalıdır.

Bugün bir genç öğretmen yok.

Bir aile eksik.

Bir sınıf eksik.

Bir gelecek eksik.

Ve herkesin önünde duran tek gerçek şudur:

Bir insan hayatını kaybetti.

Şimdi yapılması gereken susmak değil, gerçeği ortaya çıkarmaktır.

Çünkü gerçeğin olmadığı yerde güven olmaz.

Güvenin olmadığı yerde adalet olmaz.

Adaletin olmadığı yerde ise hiçbir makam, hiçbir unvan ve hiçbir açıklama vicdanları rahatlatamaz.

Irmak Koparan'ın ardından söylenmesi gereken tek şey şudur:

Bu olay bütün yönleriyle aydınlatılmalı, varsa ihmaller ve sorumluluklar ortaya çıkarılmalı ve kamu vicdanının beklediği adalet sağlanmalıdır.

Çünkü bir öğretmenin ardından geriye kalan en büyük miras, gerçeğin ortaya çıkması için verilen mücadeledir.

 Okul Müdürü, İlçe Milli Eğitim Müdürü ve Kaymakam görevlerini yapmadıkları için gereği yapılmalı

Bu arkadaşlar bilerek ve isteyerek bir insanın ölümüne sebebiyet vermişlerse

Milletvekili Ruken şahin Kilerci

Ağrı Valisi Önder Bozkurt

Ağrı Cumhuriyet Başsavcısı Adem Çalış’ı duyarlı olmaya ve gereğini yapmaya davet ediyoruz.

bu yazdıklarım bir suç duyurusudur yetkililerin dikkatini de çekmek istiyorum.

Günün Diğer Haberleri